Gerçek bir Mürit olmanın sırrı

Mevlana Şeyh Nazım’ın Cuma Meclisi
Gerçek bir mürit olmanın sırrı
1 Nisan 2011
Euzubillahimineşşeytanirracim
 Bismillahirrahmanirrahim
ESELAMÜ ALEYKÜM VE RAHMETULLAHİ VE BERAKATÜHÜ

  • Mevlana dünyadaki bütün insanların bu kutsal cuma meclisine katılmasının hoşuna gideceğini belirterek başladı. Çünkü kalbine ilham edilen bu mesaj bütün insanlar için en yüksek derecede öneme sahipti.
  • Hem Rabbin Ademoğullarının bellerinden zürriyetlerini alıp onları nefislerine karşı şahit tutarak: “Rabbiniz değil miyim?” diye şahit gösterdiği zaman “Evet Rabbimizsin, şahidiz !” dediler. “. Allah dedi ki, “Ey kullarım, bana kul olmak yaratılmışların içindeki dünyadaki en büyük şereftir. !” O Gün, her ruh böyle hayal edilemez bir şerefle şereflenmişti.
  • Bu dünyaya gönderilince, bazı ruhlar Allah’a olan sözlerini tuttu, ve o zamandan beri kutsal bağımlılık sözlerine sadık kaldılar, fakat diğerleri ihsan edilen kutsal nimeti yok sayarak şeytanınve ihanetin hayatına daldılar. Ne üzücü.  Sözlerinden döndüler, kendilerine verilen nimeti unuttular, ve dediler ki, “Biz kul değiliz! Biz kul olmak gibi düşük bir durumu kabul etmiyoruz, Biz ilahız!”
  • Bu gibi yanlış yöne gidenler , kendilerine “Kulluğu bırakın . Sizleri bu dünya hayatında tadacağınız şerefe yönelteceğim. Sizleri kral olduğunuzu, amiral olduğunuzu, Field Marshall olduğunuzu, başkan olduğunuzu, başbakan olduğunuzu- Mükemmel biri olduğunuzu iddia etmeye sevk edeceğim” diyen    en kötü öğretmen şeytanı rehber edindiler. Bir insan lider olduğunu varsayınca Allah’ın kulluğundan çıkıp insanların efendisine  dönüşür.  – artık o kişi aciz bir kul olmayı kendine yakıştıramaz!
  • Şeytan  insanları şana , söhrete , tapınılmaya, idol olmaya ve   kitleler tarafından pohpohlanmayı aramaya sevk eder. Boyun eğilecek biri olmak varken neden boyun eğesin ki? Şeytan’ın teklifinin kabul eden bu kişiler, cennet şerefi elbisesini reddederler ve dünya şerefini aramakla aldanırlar. Şeytan sizi hiç bir şeylikten, “bir şey”liğe götürecektir. Bir kişinin kendisine Yaratıcısı tarafından haber verilen paha biçilemez kutsal şerefi reddetmesi , değersiz dünya şerefini arayan böyle kişiler içindir! Yaratılmış bir şey başka yaratılmış bir şeye şeref verebilir mi? Asla. Niçin?

مَن كَانَ يُرِيدُ ٱلۡعِزَّةَ فَلِلَّهِ ٱلۡعِزَّةُ جَمِيعًاۚ

 Kudret ve ihtişam arayan kimse [bilsin ki] gerçek kudret ve ihtişam [yalnız] Allah’a aittir.. (Kuran 35:10)

Bütün onur ve şeref Allah’a aittir bu yüzden kimse bunu eş bir yaratılmıştan elde edemez.

  • Şeytan’ın görevi başlangıçtan sona dek insanları Alemlerin Rabbi’nin kulları olduklarının kabul etmemeye ikna etmektir. Bir kişi liderlik mantosunu aldığı ve Şeref Giysisini yok saydığı zaman ne olur bir düşün.  O kişi şeytanın temsilcisi olur ve takipçilerini yanlış yola sevk eder. Allah’a sözünü tutmayan bir kişinin nasıl olur da Allah’ın yarattıklarına sözlerini tutması umulur? Ve bu insanlar bugünün dünyasında önderlik etmek için seçilen kişilerdir!

يَـٰبَنِىٓ ءَادَمَ لَا يَفۡتِنَنَّڪُمُ ٱلشَّيۡطَـٰنُ كَمَآ أَخۡرَجَ أَبَوَيۡكُم مِّنَ ٱلۡجَنَّةِ يَنزِعُ عَنۡہُمَا لِبَاسَہُمَا لِيُرِيَهُمَا سَوۡءَٲتِہِمَآ‌ۗ إِنَّهُ ۥ يَرَٮٰكُمۡ هُوَ وَقَبِيلُهُ ۥ مِنۡ حَيۡثُ لَا تَرَوۡنَہُمۡ‌ۗ إِنَّا جَعَلۡنَا ٱلشَّيَـٰطِينَ أَوۡلِيَآءَ لِلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ

Ey Âdemoğulları! Tıpkı atalarınızın cennetten çıkarılmalarına yol açtığı gibi, Şeytan’ın sizi de ayartmasına izin vermeyin: çıplaklıklarının farkına varsınlar diye, onları [Allah’a karşı sorumluluk bilincinin bezediği] örtülerinden yoksun bırakmıştı o. Muhakkak ki o ve avenesi, onları hiç fark edemeyeceğiniz yerde ve biçimde sizi (de) pusuda bekliyor! Gerçek şu ki Biz, [içtenlikle ve doğru bir biçimde] inanmayanların yanına-yakınına [her türden] şeytanî güçler ve kuvvetler yerleştirdik;(Kuran 7:27)

  • Yaratıcıya karşı kulluk giysisi bir defa çıkarılınca o kişi şeytanın ve dünyanın köleliğine sabitlenir.Şerefi kaybolur, evcil bir hayvandan daha aşağı bir duruma gelir, yaşadığı hayat sadece vucüdunun zevklerini aramak ve egosunun arzularını gerçekleştirmek olur. Onlar , Mısır, Suriye, Turkiye ,Yemen ve diğer Arap ülkelerindeki diktatörler ve zorbaları  gibi şeytanın temsilcileri ve vekilleri olur. – takipçilerine zalimliğin demir-yumruğuyla yönetmesi. “Kim benim kuralımı kabul etmezse, onları öldürün!” son model güçlü silahlara sahiptir  – onları /son model silahları) bana karşı çıkan herkesin üzerine bırakın! Bu Güç bende ise Allah benim. Bana boyun eğmelisiniz, aksi taktirde hepinizi öldürürüm . Bu makam yalnız benim içindir ve sizler hepiniz benim kullarımsınız.”demektir.  Bu insan despotları için haykırın. Onlar Allah’a verdikleri sözleri unuttular.
  • Allah Hz. Muhammed s.a.v.’e demiştir ki , “Ey benim habibim,  Pharoah ya da Nimrod gibi olma fırsatını sadece küçük sayıda insanlara verdiğimi düşünme . Her insana böyle olabilme fırsatını verdim”. Bu nedenledir ki Arap dünyasındaki durum değişmeyecektir. Onlar yöneten diktatörü tahtından indirse bile yeni bir tanesiyle değişecektir ki o kişi orada insanlar için bulunduğunu iddia etse bile sonunda tam bir boyun eğme arzusu ve  kesin güç kullanmak isteyecektir. Kısa sürede o da tam olarak önceki gibi olacaktır. – bir başka zalim zorba. Bu yüzden ldier değiştirmek bir çözüm değildir. Hükümet sistemini Allah’ın mükemmel gerçek ayetlerine dayanan kutsal şeriat şekline çevirmek bu karmaşanın tek çözüm yoludur.
  • Bizim Müslüman atalarımız,Osmanlılar, Kuran ile hükmetti, ve onlar 700 sene böyle bir egemenlikle hükmederek şeref ve saygıya ulaştılar.  Eğer mevcut Müslüman Birliği o şekilde bir Sultan’ın hükmünde olsa o altın çağdaki aynı başarıya tekrar ulaşacağız. Eğer ümmet Şeriatın rehberliğine sıkı bir şekilde tutunmuş olsaydı ,   onlar bugünün diktatörlerin, Phroahların ve Nimrodların pençelerinden  güvende olurlardı.  Hiç bir insan yapımı, kişisel arzulara dayalı  anayasa Kutsal Şeriat ile yer değiştirip , iş göremez. Asla.  Müslüman toplumu bunun bilincinde olmalıdır.
  • Despotlar, zorbalar ve diktatörler daima Kutsal Şeriat ile hükmetmeyi bir çok nedenle reddederler, çünkü onların insan yapımı anayasaları, yasal olarak ülkelerine tecavüz etmelerine izin verir. Kanunları zekice yazarak, konuya hakim olmayanları şaşırtırlar, akrabalarını ve tanıdıklarını kayırırlar ve ülkenin kasalarını günışığında soyarlar. Yaptıkları anayasa sayesinde bu şeytan sertifikalı suç liderleri ülkelerinin kaynaklarına sınırsız erişim sağlarlar. Ey müslümanlar uyanın! Kutsal Şeriat ile hükmetmeyi reddeden milleti yöneten her yönetici şeytanın öğrencisidir.Bu tip bir lider vatandaşlarının büyük bi sıkıntı çekmesinin kaynağı olacaktır bu yüzden bu tür bir altüst ediciyi kabul etmeyin.

إِنَّ ٱللَّهَ يَأۡمُرُ بِٱلۡعَدۡلِ وَٱلۡإِحۡسَـٰنِ وَإِيتَآىِٕ ذِى ٱلۡقُرۡبَىٰ وَيَنۡهَىٰ عَنِ ٱلۡفَحۡشَآءِ وَٱلۡمُنڪَرِ وَٱلۡبَغۡىِ‌ۚ يَعِظُكُمۡ لَعَلَّڪُمۡ تَذَكَّرُونَ

Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. (Kuran 16:90)

 

  • Allah iyiliği ve adalaeti O’nun seçilmiş peygamberleri ile insanlara gönderdi, , fakat insanlar onu reddetmeyi seçti. Ne acı bir utançtır ki biz böyle  bir kargaşaya düşürüldük. Allah tarafından  bütün İslam Dünyasının bir tek Halife ya da Lider tarafından hükmedilmesi emredilmiş olmasına rağmen  , Müslüman milletler utanç verici şekilde her biri  İslami olmayan lider tarafından yönetilen küçük milletlere ayrıldı. Dünya Çinlilerin süpergüç olmasından korkuyor çünkü onlar bir lider altındalar ve hala Müslümanlar bundan ders almıyorlar. Mevlana diyor ki  Müslüman Ümmeti önemsenmeyen en düşük seviyeye düşmüş durumdadır ve şu anda bundan daha düşük bir seviye yoktur.  Bu bugünün camiasının otopsisidir.   Ne kadar hayret verici. Her itaatkar kul dünya hayatında kutsal bir tokadın  sıkıntısını ve zorluğunu tadacak ancak meydan okuyanlar yüzlerce tokadın sıkıntısını ve zorluğunu tadacaklar.  
  • Bu andan itibaren ilk tokatlar Müslüman dünyasına yöneltildi. Şimdi Orta Doğu’da ne oluyor ona şahitlik edeceksiniz. Ta ki Müslüman dünyası bir tek imamın hükmetmesini kabul edene kadar ve Müslümanlar Allah’ın Kutsal Emirlereine boyun eğene kadar tokat ardına tokat gelecek , ve böyle bir gerçek sadece Mehdi a.s. geldiği zaman  olacak.
  • Meleklerden Harut ve Marut semavi emirlere meydan okudukları zaman cezalandırıldığı gibi, Müslüman milletler de  teslimiyet gösterene kadar bu tür sınanmadan geçecektir.  Bu iki melek ayaklarından asılmıştır , susuz bir şekilde, suyun yüzlerinden sadece dört parmak ötede asılı şekilde.  – onlar itaatsizlik nedeniyle sudan mahrum bırakılmışlardır, ve İslam dünyası da Allah’ın emirlerine uyuncaya ve insan yapımı anayasaları yok sayıncaya kadar barış ve huzurdan mahrum bırakılacaktır. Arap dünyasında gerçekleşen olaylar bunun kanıtıdır. Mevlana dedi ki, “Ey Araplar, 40 gün içinde size ne olacağını göreceksiniz” Sonunda, bir adam, orada ayağa kalkacak ve diyecek ki Dünya ve ahirette , bize huzur ve mutluluk getirecek Allah’ın ilahi kanunlarını, geri getirelim.  
  • Mevlana hekese şimdi ve bundan sonra mutluluğu elde etmek için Allah’ın adabına uyamayı , Allah ve Peygamberlerine imanımızı sürdürmeyi haıtlatarak konuşmasını sonlandırdı.

 

Yorum

  • Bu aslında İlahi Huzurda kulluğu kabul ettiği için insanın böyle güzel bir şeref elbisesini giymesinin açığa vurumudur. Bu ayrıca Şeytanın milarlarca insanı o şerefli elbiseyi yok saymaya nasıl ikna ettiği konusunda aydınlatıcıtır.
  • İnsan tevazusunu gurur ve kibir ile değiştirmeye ikna edilir, ve böyle yaparak giysilerinden çıkar, tıpkı Adam as ve Havva as ‘ın günah işledikleri zaman anında çıplak bırakıldıkları gibi onların görkemli giysileri de onlardan çıkar.
  • Bu coşkulu meclis İslam’daki temel konulardan birinden bahsediyor – birliktelik. Müslümanlar için gerçekten birlik olmak zor, çünkü egolar çarpıştığı zaman birliktelik başarılı olamaz. Oysa ki gayrimüslimler ABD’den İngiltere’ye birleştiler, Osmanlı İmparatorluğu küçük , birlikteliği olmayan, eyaletlere ayrıldı, her biri kendi lideri ve ideolojisi ile , her biri Kutsal Kur’an’ı yok sayarak insan yapımı anayasa ile.

 

  • Bugün Müslümanlar 73 mezhebe ayrılmıştır , her biri daha küçük alt kategoriler ve filizlenmeler var. Bugün tarikatlarda bile temsilcilerini aşırı fanatik bir şekilde takip edenler var, ve bu kişiler diğer tarikat takipçilerine kötü ağız kullanarak saldırıyorlar. Bu mecliste Mevlana’nın dediği gibi, biz dibe vurduk, bugünün dünyasında bundan daha aşağı bir cehalet seviyesi yok. Zamanında Peygamberimiz s.a.v. Bir Yahudi’nin cenazesi taşınırken ayağa kalkıp saygı göstermiştir.o, ölü bir kâfir için büyük saygı gösterdi, bugün, bugün sevgi dolu bir yolculuğu iddia edenler, maneviyat ve Tasavvuf ehli, yaşayan Müslümanlar için acı bir dil ve nefret gösteriyor, hatta aynı Tasavvufu paylaşan kişilere bile. Bu gercekten akıllara durgunluk verici.
  •  

 

  • Peygamberimiz s.a.v. demiş ki, “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız Peygamberimiz s.a.v’den böylesine büyük bir vugu! Bugün inananların kalbinde bu kadar hoşnutsuzluk,  küçümseme,nefret, kin, iftira, gıybet, şeytani varsayımlar ve kıskançlık, bu nasıl O nu bilmek ve O nunla olmak?Hangisi bu dunya yolculuğunun amacı?

  • Biz geçenlerde Mart 2011’de Damascus›ta iken  , Ibrahim ile özel bir beş dakika ya sahip olmakla çok şanslıydık, the caretaker of GrandShaykh’s Maqam on Jabal Qasiyun. Ona meclis için yalvardık çünkü daha önceki gezimizde , gezinin sonunda onun meclisi Tarikat›ı anlamamız için ilk bebek adımlarını atmıştı,bu yüzden gerçekten odan daha fazla şey dinlemek istiyorduk. Çok davetliyle görüşmek zorunda olduğu için çok uzun konuşamadı fakat bu birkaç dakikada bizlerin yıllarca okuduklarından ve çalıştıklarından daha çok şeyi bize nakletmeyi başardı.

 

  • O dedi ki, “Şu camiiyi bilirsiniz (Büyük Şeyh ile alakalı camiyi işaret etti)? O Büyük Şeyh zamanında doluydu. Büyük Şeyh ile oturmak için binlerce insan akın ediyordu. Onların çoğu titizlikle notlar tutuyorlardı, Onlar adab, awrad and wazifa yi dini olarak takip ettiler, onlar bütün sünnetleri emredildiği gibi yaptılar. Onların hepsi Tarikat Yolunda başarılı olmaya çalışıyorlardı. Ancak sadece iki mürit BAY verildi ve Büyük Şeyh tarafından kabul edildi, Şeyh Hüseyin ve Şeyh Nazım, Neden biliyor musunuz?

  • Şöyle devam etti, “ Diğer müritler tarafından zarar görseler bile Büyük Şeyh›in müritleri hakkında kalbinde kötü duygular bulundurmayan sadece bu ikisi idi. Onlar bütün müritleri hiç birşey beklemeden sevdiler,  ,fesata yer vermediler, intikam alıcı düşüncelere girişmediler. Diğerlerini aşağılamadılar, diğerlerinden kendilerini üstün görmediler, onlara birşey yapmadılar ve onların hiç birini incitmediler. Allah›ı seven bir kimse , Allah›ın yarattığı her şeyi sevmelidir. Peygamber s.a.v.’i seven bir kimse , onun ümmetinin hepsini sevmelidir. Ve şeyhini seven bir kimse  onun bütün müritlerini istinasız olarak sevmelidir.

 

Shaykh Abdullah ad-Dagehestani Damascus'ta müritleriyle. Shaykh Nazim, Grandshaykh sağında ve Shaykh Hussein solunda.

 

 

  • Bu bizim için güzel ve çarpıcı vahiy oldu! Saf bir kalp ile gerçekleşen bir tapınma dağı, Kutsal Varlıkta verim hiç bir şey. İblis hiç bir yaratılmışın ibadet etmediği gibi ibadet etti , fakat onun kıskanç kalbi Peygamberimiz s.a.v.’in gercek makamına karşı kör etti, ve test edildiği zaman Allah’a  açık bir şekilde karşı geldi. Bir kimse her ne kadar şeytani kalbini bilgi ve ve görünüşünün arkasına gizlese de, tapınma and dıştaki dindarlık sonunda bu eksiklik ortaya çıkacak ve bize acı  ve utanç getirecek.
  • Alah’ın Peygamberimiz s.a.v.’e dediği gibi o gün temiz bir kalple gelmezsen hiç bir şey seni kurtaramaz.

وَلَا تُخۡزِنِى يَوۡمَ يُبۡعَثُونَ. يَوۡمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ۬ وَلَا بَنُونَ إِلَّا مَنۡ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلۡبٍ۬ سَلِيمٍ۬

O gün ki, ne mal fayda verir, ne oğullar! Ancak Allah’a temiz bir kalp ile varan başka!” (Kuran 26:88-89)

 

وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبۡرَٲهِيمَ. إِذۡ جَآءَ رَبَّهُ ۥ بِقَلۡبٍ۬ سَلِيمٍ

Şüphesiz İbrahim de onun kolundandı. Çünkü Rabbine tertemiz bir kalb ile geldi; (Kuran 37:83-84)

 

  • Farklı temsilcilere sahip tarikatlar arasında her biri kendi temsilcisinin en üstün olduğunu ispatlamak istediği için tarikatlar arasında çok fazla çatışma ortaya çıktı! Onlar gereksiz ve kücük her konuda birbirleri ile tartışıyorlar, ve en küçük fırsatta farklı temsilcileri takip eden dost müritlere saldırıyorlar.

  • Önemli bir temsilcinin takipçisi bile bana başbaşa iken dedi ki , “Bizim temsilcimizi takip ediyor olmakla çok şanslıyız. Diğer temsilcilerin takipçilerinin (adını verdi), yoldan çıkmak kaderlerinde var.  Aynı Şeyhin ve aynı Peygamber s.a.v.’in dost müritlere karşı kendilerini üstün görmeleri ve onları kınamaları ne üzücü, , hep kendilerinin gerçek mürit diğerlerinin ise küçük önemsiz müritler veya alt sınıf müritler olduklarına inanıyorlar.

  • Şemslerin şeyh İbrahim’in bize  öğrettiği aslında kendi tarikat temsilcisini en ust duzeyde tutmaya calısan ve diğer tarikat temsilcilerini takip edenleri kendine cevirmeye calısan her savaşçı mürit icin bir göz acma idi . Şeyh Nazım’ı kendi şeyhleri olarak kabul etmeyen  ama onun yerine temsilciyi takip ettiklerini söyleyen müritler bile var.  Bu tür bir öğreti asla tarikattan gelmez.
  • Bu tarikatın öğretileri herkesin göremsi icin sadedir – bu TEK bir Şeyh’i takip etmek, Şeyh Nazım’ı , Şeyh Nazım El Hakkani’yi ve  onun öğrettiği herşeyi koşulsuz takip etmektir. Hangi temsilciyi takip ediyor olduğumuzu tartışmanın bir gereği de faydası da yoktur. Eninde sonunda bir Şeyh’i takip ediyoruz. Mevlana’nın işaret ettiği farklı temzilcilerin bir hikmetiv ardır. “Her insan hak ettiği türde lidere sahip olur” (Hadis). Mevlana Halid Al-Baghdadi As-Shami tarikatın öğretilerini uzaklara ve geniş alanlara yaymak için 299 temsilciye sahipti. Bugün bir çok temsilci var fakat bir TEK Şeyh var. Mevlanaya son zamanlarda ülkemizdeki müritler arasına sokulan fitne hakkında soru sordugumuzda bana şunu söyledi ” “Gözlerinizi sadece bana odaklayın, sadece bana, başka birinin yoldan cıkarmasına izin vermeyin”. Şeyh Mehmet Adil’in 2 gün sonra Istanbuldaki tavsiyesini sorduğumda  dedi ki, “Mevlanaya odaklanın (Şeyh Nazım. Sadece o sizin şeyhiniz. (ve baska kimse değil). Diğerleri sizin şeyhiniz değil bu yüzden onları önemsemeyin” Basit ve güzel– Sadece BİR Şeyh var,  rabıtamızı, murabamızı, sevgi and itaatimizi sadece ona karşı sürdürelim, ve başkasına asla.
  • Mevlana Şeyh Nazım Peygamberimizin güzel davranış örneğini takip etmiştir, ve bize o yolu göstermiştir. Bir önceki meclisten, birinin başka bir müride karşı kendini üstün görmemesi gerektiğini öğrenmiştik (onun temsilcisi sizin temsilcinizden daha az tanındığı için hata ile onun sizden daha aşağıda olduğunu düşünseniz bile), ve bu Meclisten öğrendik ki , bir kimse Şeyh Nazım’ın her müridini, her inananı,  hatta inanmayanları da sevmelidir. Sahabelerin hayatlaırnı okuyunuz , onların başkalarını rencide edici veya saygısız bir davranışını bulamazsınız.– Şeyh Nazım yolunda giderken taşı tekmelediğinde bile, Büyük Şeyh ona bir daha onu yapmaması gerektiğini , onun Allah’ı hatırlattığını söyledi, ve taşı  hareket ettirmek için Şeyh Nazım ona karşı saygı göstergesi olarak elini kullanmalıydı (bacağını değil) . Şeyhimiz bir taşa bile saygu gösteriyor , biz nasıl olur da, onu takip ettiğimizi iddia ederek, bir insana saygısız oluruz? Ey müritler, Şeyhinizi sadece görünüş ve giyimde değil, adab ve davranışta da takip edin, – sadece o zaman başkalarını rahatsız etmeyi bırakırsınız, sadece o zaman egonuz ile mucadele edebilirsiniz, sadece o zaman tarikat yolunun tatlılığını tadabilirsiniz.
  • Mütevaziliğimiz ve Allah’ın yarattıklarını sevmek gibi iki özellik olmadan aslında biz tam Şeytan gibi oluruz.  – göğüslerimizin arasındaki , derinlerdeki lekeli, paslanmış  kalplerimizin gerçek doğasını gizlerken biz sadece dindarlığa önem veriyoruz. Mezarların açılıp içindekilerini açığa cıkaracagı günde , kalpler de içlerinde sakladıkları şeyleri açığa çıkaracaktır. Ey dost arayanlar, kalpler O’na aittir, O O’nun tahtıdır, eğer Allah’ın kalbinizi ziyaret etmesini istiyorsanız tahtı lekelerle doldurmayın.O sevginin Tanrısıdır,Onu sevgi ile davet ediniz.

 

 

Bu yıl 11 Mart'ta ziyaret ettiğimiz Maulana bizimle neşeli bir anında. O paylaşacağı çok fazla sevgiye sahip birisi. Bir seferinde şöyle dedi,

Bu 43 dakikalık meclisi İngilizce olarak www.Saltanat.org sitesinde izleyebilirsiniz.İzlemek için buraya tıklayın ve yan menüden Juma Sohbat 01 April 2011 (en)’i seçin. Ses kontrolünün yanındaki Subtitle linkinden 11 dildeki  (Arapça, Bahasa Indonesia/Melayu, Almanca, İngilizce, İspanyolca, Italyanca, Rusça, Mandarin, Flemenkçe ve Türkçe)altyazılarında birini seçebilirsiniz. Farklı dillere anında çeviri için Audiolinkine tıklayın. Video halen orada değilse, Saltanat video arşivlerinin altında arayabilirsiniz.

Saltanat TV, Maulana Shaykh Nazim’in kendisi tarafindan onaylanmış resmi sitesidir.

 

 

rap dünyasındaki

This entry was posted in 2011 @tr, Nisan, Sohbetleri and tagged , , , . Bookmark the permalink.