Yüzümüz ak kalbimiz pak!

Mevlana Şeyh Nazım’ın günlük Sohbetleri

Yüzümüz ak kalbimiz pak!

7 Mayıs 2011

Euzu billahi mineşşeytânirracîm.

Bismillahirrahmanirrahim

Essalamü Aleyküm ve Rahmetullahi Ve Berekatüh

(Mevlana bir grup Türk ev hanımıyla karşılaştı ve hayatlarına yakışan olaylar konusunda –eğitim, evlilik, güvenlik be hepimizin uygulayabileceği dualar üzerine- tavsiyelerde bulundu. Yorumlar/açıklamalar farklı bir renktedir.)

Mevlana müritlerine makbul ve güçlü bir dua öğretti

Mevlana Şeyh Nazım bir dua okuyor

  • Mevlana konuklarını hoş bir duayla karşıladı, “Allah nihai hedefinize iyi yollardan ulaşmanızı sağlasın. Haysiyet ve onur, iman ve din ile yaşayın.  Yüzünüz ak ve yüreğiniz pak bir şekilde, İlahi varlığa ulaşın.”
  • Mevlana, daha sonra, dinleyicilerine; mübarek yüreğine ilham olmuş bu olağanüstü ve güçlü duayı okumayı öğretti: “Ey Rabbimiz, yüzümüzü ak kalbimizi pak eyle.” Bu dayı okuyan herhangi biri, bu duanın kabul edildiğini görecek. Cennetsel nur yüzünde parıldayacak ve yüreğinde yük olan sorunların da yok olduğunu görecek ve İlahi divanda hürmet bulacak.

Destek İsteyin

  • Mevlana müritlerine sık sık Evliyalardan ‘Meded Ya Seyyidi Meded’ diyerek destek istemelerini hatırlattı. (Mededin anlamı ‘bize destek ol’dur).
  • Herkese, tüm eylemlerine Bismillahirrahmanirrahim ile başlamalarını da öğretti.

Yüksek öğrenim ve işle ilgili

  • Mevlana orada bulunan herkese, eğer çocukları üniversiteyi kazanamazlarsa, hayat için daha yararlı yetenekler öğrenebilecekleri için,  kaygılanmamalarını tavsiye etti. Bugün birçok mezun işsiz. Tıpkı suyun şekere doyması gibi, birçok ülkedeki kamu sektörü de, bu yeni mezunları işgücü içerisinde eritemiyor.

Üniversitelerde karma eğitim

Kampüslerde eğitim, bugün, bir standarttır.

  • Bu Son Günlerin (kıyamet) yaklaştığının bir belirtisidir. Kızlarını bu tür karma okullara gönderen aileler, kıyamet günü, (kendilerinin ve kızlarının, emirlere karşı gelme günahları için) iki kere yargılanacaklardır. Ahretteki ceza ile karşılaştırıldığında, bu dünyadaki ceza bir hiçtir. Öyleyse bu dünya için kaygılanmayın, Kıyamet Gününde Allah’a vereceğiniz cevap için kaygılanın.
  • O Günde, Allah soracak: “Kızının mahremi olmayan o erkeğin yanında oturmasına neden izin verdin? Onun için böyle davranması, helal miydi yoksa haram mıydı? Kızınızın o karma okula gönderilmesine neden izin verdiniz? Okulda karma bir şekilde okumalarına izin verildiğini mi düşündün?   Sana, erkek ve kadının bu şekilde birlikte bulunmalarına dair bir emir mi verdim? Yoksa onun namusunu koruman için bir emir mi verdim? Şerefin nerde? Faziletin nerde? O Günde onların başına geleceklerden kaçış yoktur.
  • Aralarında meydana gelen birçok şeyin onlardan; fazilet, iffet, onur ve inançlarını alıp götürdüğü, günümüzün kampüsleri, kız ve erkeklerle karma bir şekilde, sıkış tepiş bir durumdadır. (‘Eğitim alma’ denilen şey gerçekten de bu mu? Ya deniz aşırı ülkelere gönderdiğiniz kızınız, önüne gelenle yatan, hamile ve zührevi hastalıklı biri olarak eve dönerse? Devam ettiği sürece yozlaşmaya uğratan, ne tür bir eğitim bu?) Mevlana, böylesine bozulmuş bir sistemi savunan ve uygulayanların kötü bir sona gitmeleri için dua etti.

Evli kadınlar, ev hanımı olarak, evlerinde kalmalıdır

Peygamberimiz (SAV) diyor ki: "Bu dünya bir dekorasyondur ve en iyi süsü de dindar bir eştir."

  • Mevlana hiç kimsenin kendi tavsiyelerini dinlememeleri gerçeğinden, sanki duvara konuşmak gibiydi diyerek yakındı. Mevlana; aslında, duvarlar bile dinleyebilirdi ama bu tavsiye verdiklerim dinlemiyor, diyor. Bu öyle bir zaman ki, insanlar şeytanın önerilerini ağızlarını şapırdatarak kabul ederken, Allah’tan gelen tüm emirleri reddediyorlar!
  • Her Şeye Gücü Yeten Allah’ın emirlerine karşı isyan etmek, İnsana bir iyilik ya da bir kar sağlıyor mu? İnsan hala Allah’a karşı isyana devam ettiği için, hayır. Bu nedenle, hayatı dert ve sorunlarla doludur. Kalpleri kırıktır (çünkü çok arzuladıkları esenlik ve memnuniyeti bulamıyorlar) ve (hastalık ve illetler tarafından perişan olmuş) bedenleri iki büklümdür. İnsanlar sürekli hasta ve zayıf hissediyorlar. Tüm bu acı ve zorluklar, İlahi emirlere karşı direnişin artmasındandır.
  • Eğer kadınlar, itaatkâr ev hanımları olarak, (evlerine, kocalarına ve çocuklarına daha çok yönelerek) İslam Şeriatına uysalardı, tüm bu sorunlar artmazdı. Aksine, yüzleri nurla aydınlanır, çocukları sağlıklı, kocaları zengin ve evleri de daha bereketli olurdu. (Çalışmaya giderek, tüm bunları kaybediyorlar)

Uygun bir talip geldiğinde, kızınız evlendirin

Peygamberimiz (SAV): “Üç konu da gecikmeyin demiştir; Ezan okunduğunda Namaz için, biri öldüğünde gömmek için, uygun aday bulunduğunda da evlenmek için."

  • Birçok aile, kızları için yapılan evlilik isteklerini, kızları eğitimini tamamlayana kadar erteleyerek, reddetmekteler. Aileler, gerçekten de, talipler kızların kendi isteklerini kabul edinceye kadar, on yıl bekleyeceklerini mi düşünüyorlar? Uygun bir talip kapınızı çaldığında, onu bekletmeyin! Kızlarını neden kendi yaşlarında bir delikanlıyla evlendirmezler? Hatta bazı hanımlar, otuz yaşını geçene kadar, eğitimlerine devam ediyorlar! Eğitimi ilk öncelik sırasına koyarak, sertifikaları elde etmeyi başarırlar ama bir koca elde etme şansını kaybediyorlar! Bu teklif geçtiğinde, bir kız için ikinci şansı bulmak çok zorlaşır. Mevlana Hacı Naziha’nın 15 yaşında evlendiğini ve şu anda da bir büyükanne olduğu örneğini verdi.
  • Eğer kız kabul ederse, ilk teklif eden, onu sevebileceği kişidir. Kızınızı istemek için kapınızı ilk çalan uygun talibe kızınızı verin! Eğer onu reddederseniz, öyleyse, sonradan, kızınızın sevmeyeceği bir adamı kabul etmeye hazır olun. Bu, Büyük Şeyhin (KS) tüm hanımlara tavsiyesidir!
  • Evlilik için uygun ve birincil dönem geçtikten sonra, geç evlenerek, evlilikleri hırçın ve saldırgan bir düzlemde başlar ve boşanmayla sonlanır. Çocuklar ayrılır ve (boşanmış) başka ailelere getirilirler. İşte bu da, geçen son yüzyılda Toplumun harap olmasının ve yıkılmasının nedenidir.

Gece güvenliği ile ilgili talimatlar

Bunlar tehlikeli ve güvenilmez zamanlardır

  • Hanımlar geceleri, hem de geceleri erkekler caddelerde cirit atarken, dışarı çıkmamalıdır, çok tehlikelidir.
  • Erkekler de hanımlarını geceleri evde yalnız bırakmamalıdır. Son günlerde, birçok ahlaksız ve kötü adam sinsice ortalıkta dolaşıyorlar. Yani bir erkek, ailesini savunmak için, evinde olmalıdır.
  • Bu nedenle, Erkekler, evleri saldırıya uğrayabileceğinden, kendilerine, saldırganlara karşı kullanabilecekleri aletler almalıdırlar. Meşru Müdafaa hakkı Allah tarafından İnsanlığa verilmiştir.
  • Geceleri, akşam nazmından sonra, kapılarınız kapatın.
  • Böyle yaptığınızda, ışıklarınızı erken yakın ve geç kapatın.
  • Çok fazla gürültü yapmaktan kaçının.
  • Birbirinizi kollayın ve gözetin.
  • Evinizin dört köşesinde Ayetel Kürsiyi (Arş’ın Ayetin) okuyun ve her köşede yukarı ve aşağı doğru üfürün.
  • Ayrıca, kendi başınıza da Ayetel Kürsiyi 7 kez okuyun.
  • 100 kere Ya Hafız Entel Hafız,” (Ey Koruyucu, Sen bizim Koruyucumuzsun) okuyun.
  • Sonra da şu duayı okuyun: “Ya Allah, dinimizi, imanımızı, onurumuzu ve faziletimizi, gençlerimizi ve yaşlılarımızı Sana emanet ediyoruz. Durumuzu düzelt, ey Her Şeye Gücü Yeten Allah’ım, imanımızı ve çocuklarımızı düzelt. Ey Allah’ım, Senden emniyet ve güvenlik rica ediyoruz.”
  • Yatmadan önce abdest alın.
  • Uyumadan önce, en az, iki sayfa Kuran okuyun.

Bundan sonra artık korkmayın, muhafızlar sizi ve evinizi gözetmek ve korumak için görevlendirilmiş ve gönderilmiş olacaktır. Bir konuk; bu ileriki zamanlar için bir delalet mi diye sordu. Mevlana’nın bir cevabı: “Hali hazırda o zamanların içindeyiz. Neyi bekliyorsunuz?”

İstanbul için tavsiyeler

Güvenli olacak olan, Mübarek eski İstanbul şehri

  • İstanbul’u terk edin ve kırsal bölgelere gidin.
  • Sadece eski İstanbul’un sınırları içinde yaşayanlar için emniyet ve güvenlik vardır. Orada birçok cami var, oralara gidin ve ibadet edin. İkamet edenler durumlarını düzeltmeli, evlerinde kalmalı ve yukarıda öğretilen –onları korumak için özel melekler gönderilecek- dua okunmalıdır. Bu sınırların ötesinde, yeni inşa edilen bölgelerin hepsi tehlikededir. Yüksek binalar tehlikeye daha yakındır ve ağır bir deprem onları yıkabilir. Bu binalar yıkıldığında hiç kimse sağ kalmayacaktır.
  • Anadolu’dan gelenler, köylerine geri dönsünler, yoksa Karadeniz onları yutacak. İstanbul’da kalmayın.
  • Marmara Denizi de güvenli değil. Bir volkanın üzerindedir ve yüzeyin altındaki deniz kaynıyor. Bir patlarsa (tıpkı 1999 yılında Gölcükteki gibi), çok ciddi tehlike oluşturacak.
  • Günlük 100 kere Ya Hafız,” (ey Koruyucumuz) okuyun ve o zaman bir şey olmaz.
  • Birçok genç askere alınıyor. Onlar ne okumalı diye sordu bir konuk? Mevlana, HasbunAllah RabbunAllah, okuyun (Allah bizim için yeterlidir, Allah bizim Rabbimizdir) ve korkmayın, diye cevapladı.”

Son tavsiye – gerekli şeyleri stoklayın

Saniye saniye Mahşer’e yaklaşıyoruz

  • Herkes en azından 40 gün yetecek kadar, mesela pirinç, tuz, yağ, sabun, su vs. yiyecek ve gerekli malzemelerden, evinde stok yapmalı.
  • 40 gün için her ne hazırladıysanız, inşAllah, en azından üç katı gün için yetecektir. Yani korkmayın.
  • Mevlana, müritlerinden, kendisinin yataklara esir olmaması için dua etmelerini isteyerek, sonuçlandırıyor.

El-Fatiha

 

Bu 17 dakikalık Türkçe Sohbet www.Saltanat.org adresinden izlenebilir. İzlemek için tıklayınız.

Saltanat TV, Mevlana Şeyh Nazım’ın kişisel olarak müsaade ve onayıyla Resmi sitesidir.

Bu İngilizce Sohbetleri, olabildiğince çok dile tercüme ettirmek için, çevirmenler arıyoruz. Zaman kısa ve dünyanın her yerinde insanların bilgilendirilmeye ihtiyacı olduğu için,  çeviriler için ödeme yapmak istiyoruz. Bizlere yardımcı olabilirseniz, ücretinizle birlikte, bizleri bilgilendirin. Kaynağımızı düzenleyip toparlamak için elimizden geleni yapıyoruz, yani lütfen bize yardımcı olun.


This entry was posted in 2011 @tr, Mayıs, Sohbetleri and tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.